Edat kalıpları
YDS edat (preposition) kalıpları
Edatı Türkçe düşünerek seçmek çoğu zaman yanlış sonuç verir: 'çözüm için' derken solution for değil solution to denir. Aşağıda fiil, sıfat ve isimlerle birlikte kullanılan edatlar ve sabit edat öbekleri örnek cümle ve çevirileriyle yer alıyor.
- 27 kalıp
- Fiil · sıfat · isim + edat
- Ücretsiz PDF
PDF · 4 sayfa · 140 KB · Ücretsiz, üyelik gerekmez · Güncellendi:
Bu tabloda neler var?
- 4 bölümde 27 madde: fiil + edat; sıfat + edat; isim + edat; sabit edat öbekleri.
- Tablolar bu sayfada açıktır; PDF aynı içeriği taşır.
Tablodaki kalıp ve kelimelerin ÖSYM sınavlarında çıktığı ya da ne sıklıkta çıktığı iddia edilmez. Örnek cümleler YDS Matik için yazılmıştır; çıkmış sorulardan alınmamıştır.
Fiil + edat (10)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| rely on / depend on | -e güvenmek, -e bağlı olmak | Modern healthcare systems rely heavily on automated diagnostic tools. | Modern sağlık sistemleri büyük ölçüde otomatik tanı araçlarına dayanır. | Yakın anlamlısı: count on. |
| refrain from / abstain from | -den kaçınmak | Diplomats were instructed to refrain from making unilateral statements. | Diplomatlara tek taraflı açıklama yapmaktan kaçınmaları söylendi. | from + V-ing alır. Avoid ise edatsız, doğrudan V-ing alır: avoid making. |
| contribute to | -e katkıda bulunmak, -e yol açmak | Greenhouse gas emissions contribute to the accelerated melting of glaciers. | Sera gazı emisyonları buzulların hızlanan erimesine katkıda bulunur. | Buradaki to edattır; ardından fiil gelirse V-ing olur: contribute to reducing. |
| stem from / arise from | -den kaynaklanmak | The economic crisis largely stems from structural trade imbalances. | Ekonomik kriz büyük ölçüde yapısal ticaret dengesizliklerinden kaynaklanıyor. | Yakın anlamlısı: derive from, originate from. |
| result in / result from | -e yol açmak / -den kaynaklanmak | Prolonged droughts resulted in severe crop failures across East Africa. | Uzun süren kuraklıklar Doğu Afrika genelinde ciddi ürün kayıplarına yol açtı. | result in = sonuç doğurmak (cause); result from = -den kaynaklanmak. Yön ters çevrilirse anlam da tersine döner. |
| comply with / conform to | -e uymak | Pharmaceutical companies must comply with international safety regulations. | İlaç şirketleri uluslararası güvenlik düzenlemelerine uymak zorundadır. | Kural, yasa ya da standarda uymayı anlatır; yakın anlamlısı: abide by. |
| adhere to | -e bağlı kalmak, -e uymak | Engineers must adhere to strict protocols when building earthquake-resistant bridges. | Mühendisler depreme dayanıklı köprü yaparken sıkı protokollere uymalıdır. | İlkeye, plana ya da protokole sadık kalmayı anlatır. |
| cope with | -le başa çıkmak | Growing cities struggle to cope with rapid migration from rural areas. | Büyüyen kentler kırsaldan gelen hızlı göçle başa çıkmakta zorlanıyor. | Yakın anlamlıları: deal with, handle, tackle. |
| account for | 1) oluşturmak 2) açıklamak | Renewable sources now account for about a third of the EU's electricity generation. | Yenilenebilir kaynaklar artık AB'nin elektrik üretiminin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. | Oran bildiriyorsa 'oluşturmak' (make up), neden bildiriyorsa 'açıklamak' (explain) anlamındadır. |
| compensate for | -i telafi etmek | Efficiency gains alone cannot compensate for the depletion of energy reserves. | Verimlilik artışı tek başına enerji rezervlerinin tükenmesini telafi edemez. | Yakın anlamlısı: make up for. |
Sıfat + edat (6)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| vulnerable to / susceptible to | -e karşı savunmasız, -e açık | Low-lying island nations are extremely vulnerable to rising sea levels. | Alçak ada ülkeleri yükselen deniz seviyesine karşı son derece savunmasızdır. | İsim hâlleri: vulnerability to, susceptibility to. |
| prone to | -e yatkın, -e eğilimli | Elderly people with chronic illnesses are more prone to respiratory complications. | Kronik hastalığı olan yaşlılar solunum komplikasyonlarına daha yatkındır. | Çoğunlukla olumsuz şeyler için kullanılır; yakın anlamlısı: liable to. |
| capable of | -ebilecek yetenekte | Some deep-sea species are capable of surviving under crushing pressure. | Bazı derin deniz türleri ezici basınç altında yaşayabilecek yetenektedir. | of + V-ing alır. Able ise to + yalın fiil alır: able to survive. |
| consistent with | -le tutarlı, -le uyumlu | The new laboratory findings are consistent with earlier models. | Yeni laboratuvar bulguları önceki modellerle tutarlı. | Zıttı: inconsistent with. |
| essential for / indispensable to | -için vazgeçilmez | Adequate freshwater supplies are indispensable to sustainable agriculture. | Yeterli tatlı su kaynağı sürdürülebilir tarım için vazgeçilmezdir. | Indispensable for da kullanılır. |
| devoid of | -den yoksun | The desert terrain appeared devoid of any visible plant or animal life. | Çöl arazisi görünür hiçbir bitki ya da hayvan yaşamı barındırmıyor gibiydi. | Yakın anlamlısı: lacking in, without. Free from ise kurtulmuşluk bildirir, olumlu bir tondadır. |
İsim + edat (5)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| impact on / effect on / influence on | -üzerindeki etki | Microplastic pollution has a devastating impact on marine biodiversity. | Mikroplastik kirliliğinin deniz biyoçeşitliliği üzerinde yıkıcı bir etkisi var. | Have an impact on, have an effect on: fiil have'dir. Affect ise fiildir ve edat almaz. |
| demand for | -e talep | Global demand for lithium-ion batteries has risen sharply. | Lityum iyon pillere yönelik küresel talep hızla arttı. | Zıt kavram: supply of. |
| solution to / key to | -in çözümü, -in anahtarı | International cooperation is the key to tackling climate change. | Uluslararası iş birliği iklim değişikliğiyle mücadelenin anahtarıdır. | Türkçe 'için' diye düşünüp for seçme: solution to, key to, answer to. |
| insight into | -e dair kavrayış | Brain imaging studies provide valuable insight into how memory works. | Beyin görüntüleme çalışmaları belleğin nasıl çalıştığına dair değerli bilgiler sunuyor. | Bir konuyu derinlemesine anlamayı anlatır; edatı into'dur. |
| threat to | -e yönelik tehdit | Antibiotic resistance is a major threat to public health. | Antibiyotik direnci halk sağlığı için büyük bir tehdittir. | Yakın kalıplar: danger to, risk to. |
Sabit edat öbekleri (6)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| in terms of | -bakımından, -açısından | The solar project was highly profitable in terms of long-term energy output. | Güneş enerjisi projesi uzun vadeli enerji üretimi açısından oldukça kârlıydı. | Bir konunun hangi açıdan değerlendirildiğini gösterir. |
| by means of | -aracılığıyla, -yoluyla | Cave organisms communicate by means of chemical signals. | Mağara canlıları kimyasal sinyaller aracılığıyla iletişim kurar. | Yakın anlamlıları: via, through. |
| on behalf of | -adına | The ambassador spoke on behalf of the coalition governments. | Büyükelçi koalisyon hükümetleri adına konuştu. | Bir kişi ya da grup adına hareket etmeyi anlatır. |
| with respect to / with regard to | -e ilişkin, -konusunda | Strict safety rules were set with respect to the storage of chemicals. | Kimyasalların depolanmasına ilişkin sıkı güvenlik kuralları konuldu. | Yakın anlamlıları: regarding, concerning, as regards. |
| in accordance with | -e uygun olarak | The artifacts were catalogued in accordance with international standards. | Eserler uluslararası standartlara uygun olarak kataloglandı. | Kural, anlaşma ya da yasaya uygun davranmayı anlatır. |
| at the expense of | -pahasına, -in zararına | Rapid industrial growth often comes at the expense of the environment. | Hızlı sanayi büyümesi çoğu zaman çevrenin zararına gerçekleşir. | Yakın anlamlısı: at the cost of. |
PDF · 4 sayfa · 140 KB. Ücretsiz, üyelik gerekmez.
Edat kalıpları nasıl çalışılır?
- Kalıbı tek kelime gibi öğren: refrain değil refrain from, vulnerable değil vulnerable to.
- Edattan sonra fiil gelecekse V-ing olur: contribute to reducing, capable of surviving.
- Okuduğun metinlerde fiil ya da sıfattan sonra gelen edatın altını çiz; aynı kalıbı birkaç kez gördüğünde kalıcı olur.
Sık sorulanlar
Contribute to'dan sonra fiil nasıl gelir?
Buradaki to mastar eki değil edattır, bu yüzden ardından V-ing gelir: contribute to reducing emissions.
Result in ile result from farkı nedir?
Result in sonuca işaret eder (-e yol açmak), result from nedene işaret eder (-den kaynaklanmak). A results in B ise B results from A'dır.
PDF ücretsiz mi? Üye olmam gerekir mi?
PDF ücretsizdir; üyelik, e-posta adresi ya da giriş gerekmez. İndirme düğmesine basman yeterli.
Kaynaklar
Kelime, phrasal verb, kök-ek ve deyim listeleri YDS Matik uygulamasının içeriğinden; konu tabloları ve örnek cümleleri YDS Matik için ayrıca hazırlandı. Hiçbirinin ÖSYM sınavlarında çıktığı ya da ne sıklıkta çıktığı iddia edilmez; sınav kuralları için ÖSYM'nin güncel kılavuzlarına bak.
Diğer kaynaklar
- Bağlaçlar
YDS bağlaçlar ve geçiş sözcükleri tablosu
Zıtlık, sebep, sonuç, şart, ekleme ve amaç bağlaçları: yapı, örnek cümle, çeviri ve tuzaklar.Listeyi görPDF · 5 sayfa · 177 KB - Phrasal verbs
YDS phrasal verbs listesi PDF: 76 madde
76 phrasal verb ve fiil kalıbı, fiile göre gruplanmış: anlam, örnek cümle ve çeviri.76 YDS Phrasal Verbs Listesini İncelePDF · 5 sayfa · 221 KB - Kalıplar ve paraphrase
YDS collocations ve paraphrase tablosu
Akademik kalıplar ve metinle seçenek arasındaki eş anlamlı dönüşümler, tuzaklarıyla.Listeyi görPDF · 2 sayfa · 97 KB
İlgili rehber yazıları
- Soru tipleri
YDS soru tipleri: 80 soruda seni neler bekliyor?
Kelime, gramer, cloze test, çeviri, okuma ve paragraf soruları: her tip ne ölçer ve nasıl çözülür. - Çalışma planı
YDS'ye nasıl çalışılır? Hafta hafta hazırlık planı
Hedefini belirle, 12 haftalık örnek planla kelime, gramer, okuma ve denemeyi dengele.