Bağlaçlar
YDS bağlaçlar ve geçiş sözcükleri tablosu
Bağlaç sorularında ilk iş, boşluktan sonra tam cümle mi yoksa isim mi geldiğine bakmaktır: although cümle, despite isim alır. Aşağıdaki tablolarda her bağlacın yapısı, anlamı, akademik bir örnek cümlesi, çevirisi ve dikkat edilecek noktası var.
- 33 bağlaç ve geçiş sözcüğü
- + cümle / + isim kuralı
- Ücretsiz PDF
PDF · 5 sayfa · 177 KB · Ücretsiz, üyelik gerekmez · Güncellendi:
Bu tabloda neler var?
- 8 bölümde 33 madde: zıtlık: ardından cümle gelenler; zıtlık: ardından isim gelenler; zıtlık: iki cümleyi bağlayan geçiş sözcükleri; sebep bildirenler; sonuç bildirenler; şart ve koşul bildirenler; ekleme bildirenler; amaç bildirenler.
- Her satırda bağlacın ardından ne geldiği (cümle, isim, V-ing) yazılıdır.
- Tablolar bu sayfada açıktır; PDF aynı içeriği taşır.
Tablodaki kalıp ve kelimelerin ÖSYM sınavlarında çıktığı ya da ne sıklıkta çıktığı iddia edilmez. Örnek cümleler YDS Matik için yazılmıştır; çıkmış sorulardan alınmamıştır.
Cümle mi, isim mi?
| Anlam | Ardından cümle | Ardından isim / V-ing | İki cümle arasında |
|---|---|---|---|
| Zıtlık | although, even though, while, whereas | despite, in spite of, notwithstanding | however, nevertheless, on the contrary |
| Sebep | because, since, as, given that | because of, due to, owing to, thanks to | — |
| Sonuç | so ... that, such ... that | — | therefore, thus, consequently, as a result |
| Ekleme | — | in addition to, besides | furthermore, moreover, in addition |
| Amaç | so that, in order that, lest | in order to, so as to (+ yalın fiil) | — |
Zıtlık: ardından cümle gelenler (6)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| although + cümle | -e rağmen, -se de | Although renewable energy investments have surged, fossil fuels still dominate global power generation. | Yenilenebilir enerji yatırımları hızla artmış olsa da fosil yakıtlar küresel elektrik üretiminde hâlâ baskın. | Boşluktan sonra isim geliyorsa although elenir; despite ya da in spite of aranır. |
| even though + cümle | -dığı hâlde, -e rağmen | Even though strict regulations were enforced, illegal deforestation continued in the Amazon basin. | Katı düzenlemeler uygulandığı hâlde Amazon havzasında yasa dışı orman kesimi sürdü. | Although ile aynı yapıda kullanılır; zıtlığı daha güçlü vurgular. |
| though + cümle | -e rağmen, -se de | Though the experimental drug showed promising results in early trials, its long-term safety remains unproven. | Deneysel ilaç ilk denemelerde umut verici sonuçlar gösterse de uzun vadeli güvenliği henüz kanıtlanmadı. | Cümle sonunda virgülle gelirse 'yine de, gerçi' demektir: The plan was costly. It worked, though. |
| while + cümle | -iken; oysa | While developed nations are moving to digital payments, many emerging markets still depend heavily on cash. | Gelişmiş ülkeler dijital ödemelere geçerken birçok gelişmekte olan piyasa hâlâ büyük ölçüde nakde bağlı. | Hem zaman (-iken) hem karşılaştırma bildirir; hangisi olduğunu iki cümlenin ilişkisinden anla. |
| whereas + cümle | oysa, buna karşın | Urban populations have direct access to specialized healthcare, whereas rural communities face severe shortages. | Kentte yaşayanlar uzman sağlık hizmetine doğrudan ulaşabiliyor, oysa kırsaldaki topluluklar ciddi eksikliklerle karşı karşıya. | Yalnızca karşılaştırma bildirir; iki grubu, ülkeyi ya da durumu yan yana koyar. |
| much as + cümle | her ne kadar ... -se de | Much as researchers would like a simple explanation, the data point to several interacting causes. | Araştırmacılar basit bir açıklama istese de veriler birbirini etkileyen birkaç nedene işaret ediyor. | Although'a yakın anlamlıdır; çoğunlukla like, want, admire, respect gibi fiillerle gelir. |
Zıtlık: ardından isim gelenler (3)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| despite + isim / V-ing | -e rağmen | Despite widespread public skepticism, the government implemented the tax reform package. | Halktaki yaygın kuşkuya rağmen hükümet vergi reformu paketini uygulamaya koydu. | 'Despite of' diye bir kullanım yoktur. Cümle bağlamak için despite the fact that gerekir. |
| in spite of + isim / V-ing | -e rağmen | In spite of severe logistical challenges, humanitarian aid reached the disaster zone. | Ciddi lojistik zorluklara rağmen insani yardım afet bölgesine ulaştı. | Despite ile aynı anlamdadır; of'u unutma. |
| notwithstanding + isim | -e rağmen | Notwithstanding recent market volatility, foreign investors maintained their confidence in the region. | Piyasalardaki son dalgalanmalara rağmen yabancı yatırımcılar bölgeye güvenlerini korudu. | Resmî metinlerde görülür; ismin arkasına da gelebilir: market volatility notwithstanding. |
Zıtlık: iki cümleyi bağlayan geçiş sözcükleri (5)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| however | ancak, fakat | The peace talks made considerable progress; however, critical border disputes remain unresolved. | Barış görüşmeleri önemli ilerleme kaydetti; ancak kritik sınır anlaşmazlıkları hâlâ çözülmedi. | However + sıfat/zarf 'ne kadar ... olursa olsun' demektir: however hard they tried. |
| nevertheless / nonetheless | yine de, buna rağmen | The preliminary evidence was inconclusive; nevertheless, researchers secured funding for further excavation. | İlk kanıtlar kesin değildi; yine de araştırmacılar yeni kazılar için fon buldu. | Önceki cümleye rağmen gerçekleşen, beklenmedik bir sonucu getirir. |
| even so | öyle olsa bile, yine de | Modern aircraft are equipped with autonomous flight systems. Even so, human pilots remain essential in emergencies. | Modern uçaklarda otonom uçuş sistemleri var. Öyle olsa bile acil durumlarda insan pilotlar vazgeçilmez. | Önceki cümleyi kabul eder, ardından beklenmedik bir duruma geçer. |
| on the contrary | aksine, tam tersine | The inflation rate did not decline in the third quarter; on the contrary, it accelerated sharply. | Enflasyon üçüncü çeyrekte düşmedi; aksine hızla yükseldi. | Önceki olumsuz ifadeyi düzeltip tersini söyler. İki farklı şeyi karşılaştırmak için in contrast kullanılır. |
| in contrast / by contrast | buna karşılık | Traditional retail stores suffered heavy losses during the lockdown. In contrast, e-commerce platforms saw record revenues. | Geleneksel mağazalar kapanma döneminde ağır kayıplar yaşadı. Buna karşılık e-ticaret platformları rekor gelir elde etti. | İki farklı özneyi ya da durumu karşılaştırır. |
Sebep bildirenler (5)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| because / since / as + cümle | çünkü, -dığı için | Since agricultural yields dropped sharply due to drought, food prices soared across the region. | Kuraklık yüzünden tarımsal verim sert biçimde düştüğü için bölge genelinde gıda fiyatları fırladı. | Since 'den beri' anlamına da gelir; zaman mı sebep mi olduğunu yüklemlerin zamanından anla. |
| given that + cümle | -dığı göz önüne alınırsa | Given that urban air pollution poses serious health risks, the city has restricted vehicle emissions. | Kent havasındaki kirliliğin ciddi sağlık riskleri taşıdığı göz önüne alınarak şehir araç emisyonlarını sınırladı. | Nedeni bilinen bir gerçek olarak sunar. |
| due to / owing to + isim | -den dolayı, nedeniyle | Due to rising sea levels, several coastal settlements were forced to relocate inland. | Yükselen deniz seviyesi nedeniyle birçok kıyı yerleşimi iç kesimlere taşınmak zorunda kaldı. | Ardından cümle gelecekse due to the fact that kullanılır. |
| because of / on account of + isim | yüzünden, nedeniyle | On account of conflicting interests, the treaty could not be finalized on schedule. | Çatışan çıkarlar yüzünden antlaşma zamanında sonuçlandırılamadı. | Because cümle, because of isim alır; ikisini karıştırma. |
| thanks to + isim | sayesinde | Thanks to advances in genomic sequencing, doctors can now tailor cancer therapies to individual patients. | Genom dizilemedeki ilerlemeler sayesinde doktorlar artık kanser tedavilerini hastaya göre uyarlayabiliyor. | Çoğunlukla olumlu bir sonucun nedenini verir. |
Sonuç bildirenler (3)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| therefore / thus / hence | bu nedenle, dolayısıyla | Antibiotic overuse disrupts the gut microbiome; therefore, medical guidelines recommend restricted prescriptions. | Antibiyotiklerin aşırı kullanımı bağırsak mikrobiyotasını bozar; bu nedenle tıbbi kılavuzlar reçetelerin sınırlanmasını önerir. | Thus ve hence -ing'li fiille de gelebilir: ..., thus reducing costs. |
| consequently / as a result | sonuç olarak, bunun sonucunda | The factory failed to upgrade its filtration system; consequently, it was heavily fined. | Fabrika filtre sistemini yenilemedi; bunun sonucunda ağır para cezası aldı. | Önceki cümlede verilen nedenin sonucunu getirir. |
| so ... that / such ... that | öyle ... ki | The water pressure at extreme ocean depths is so immense that only specially designed submarines can withstand it. | Okyanusun çok derin kesimlerindeki su basıncı öyle büyüktür ki yalnızca özel tasarlanmış denizaltılar buna dayanabilir. | so + sıfat/zarf + that; such + (a/an) + sıfat + isim + that. |
Şart ve koşul bildirenler (5)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| provided that / providing that | şartıyla, koşuluyla | Developing nations can access low-interest green loans provided that they commit to verifiable emission cuts. | Gelişmekte olan ülkeler, doğrulanabilir emisyon azaltımı taahhüt etmeleri şartıyla düşük faizli yeşil kredilere erişebilir. | If'in daha resmî ve kısıtlayıcı karşılığıdır. |
| as long as / so long as | -dığı sürece | Cybersecurity defenses remain effective only as long as they are updated against new threats. | Siber güvenlik önlemleri ancak yeni tehditlere karşı güncellendiği sürece etkili kalır. | Süren bir koşulu anlatır. |
| unless | -medikçe, -mezse | Unless immediate measures are adopted, groundwater reserves will be depleted within three decades. | Acil önlemler alınmazsa yeraltı suyu rezervleri otuz yıl içinde tükenecek. | If ... not anlamı taşır; bu yüzden yan cümlesi çoğunlukla olumlu kurulur. |
| in case + cümle | -ihtimaline karşı | The backup generator is tested every two weeks in case the main power grid fails. | Ana şebekenin çökmesi ihtimaline karşı yedek jeneratör iki haftada bir test ediliyor. | In case of + isim 'durumunda' demektir: in case of fire. |
| only if | ancak ... olursa | Only if international consensus is reached can binding rules on AI safety be implemented. | Yapay zekâ güvenliğine ilişkin bağlayıcı kurallar ancak uluslararası uzlaşı sağlanırsa uygulanabilir. | Cümle başına gelince ana cümle devrik olur: ... can binding rules be implemented. |
Ekleme bildirenler (3)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| furthermore / moreover | ayrıca, üstelik | Electric vehicles reduce tailpipe emissions; furthermore, battery recycling technologies are advancing rapidly. | Elektrikli araçlar egzoz emisyonunu azaltır; üstelik batarya geri dönüşüm teknolojileri hızla gelişiyor. | Önceki fikirle aynı yönde ilerler; zıtlık getirmez. |
| in addition to / besides + isim / V-ing | -in yanı sıra | In addition to accelerating bone loss, prolonged microgravity weakens the cardiovascular system. | Uzun süre yer çekimsiz ortamda kalmak, kemik kaybını hızlandırmanın yanı sıra kalp-damar sistemini de zayıflatır. | Tek başına in addition ya da besides, iki cümleyi bağlayan geçiş sözcüğü olur. |
| not only ... but also | yalnızca ... değil, ... de | The industrial revolution transformed not only manufacturing methods but also social structures. | Sanayi devrimi yalnızca üretim yöntemlerini değil, toplumsal yapıları da dönüştürdü. | İki taraf aynı türde olmalı (isim-isim, fiil-fiil). Not only cümle başına gelirse devrik yapı gerekir. |
Amaç bildirenler (3)
| Kalıp | Türkçe anlam | Örnek cümle | Çevirisi | Dikkat |
|---|---|---|---|---|
| in order to / so as to + fiil | -mek için, -mek amacıyla | Governments introduced strict carbon quotas in order to curb greenhouse gas emissions. | Hükümetler sera gazı emisyonlarını dizginlemek amacıyla sıkı karbon kotaları getirdi. | Ardından yalın fiil gelir. Olumsuzu: in order not to, so as not to. |
| so that / in order that + cümle | -sın diye | Researchers standardized the lab protocols so that independent teams could replicate the findings. | Araştırmacılar, bağımsız ekipler bulguları tekrarlayabilsin diye laboratuvar protokollerini standartlaştırdı. | Yan cümlede çoğunlukla can, could, may, might, will ya da would bulunur. |
| lest + cümle | -mesin diye | The diplomat spoke with great caution lest his remarks be misinterpreted. | Diplomat, sözleri yanlış yorumlanmasın diye çok dikkatli konuştu. | Yan cümlede yalın fiil ya da should gelir; anlamında zaten olumsuzluk vardır. |
PDF · 5 sayfa · 177 KB. Ücretsiz, üyelik gerekmez.
Bağlaç sorularını nasıl çözmeli?
- Boşluktan sonra gelen yapıya bak: tam cümleyse although, while, because gibi bağlaçlar; isimse despite, due to gibi edatlar kalır.
- İki cümle arasındaki ilişkiyi belirle: zıtlık mı, sebep mi, sonuç mu, ekleme mi?
- Noktalamaya bak: noktalı virgülden sonra ve virgülden önce gelen boşluk çoğunlukla however, therefore gibi bir geçiş sözcüğüdür.
- Seçtiğin bağlaçla cümleyi baştan oku; anlam akıyorsa işaretle.
Sık sorulanlar
Although ile despite arasındaki fark nedir?
Anlamları aynıdır (-e rağmen). Although'tan sonra tam cümle (özne + yüklem), despite'tan sonra isim ya da V-ing gelir. Despite'tan sonra cümle getirmek için despite the fact that kullanılır.
However ile although aynı mı?
Anlam olarak ikisi de zıtlık bildirir ama yapıları farklıdır. Although tek cümle içinde yan cümle kurar; however iki ayrı cümleyi bağlar ve noktalı virgül ya da noktadan sonra, virgülle kullanılır.
While her zaman 'iken' mi demek?
Hayır. While zaman (-iken) bildirebildiği gibi iki durumu karşılaştırmak için 'oysa' anlamında da kullanılır. Hangisi olduğunu iki cümlenin ilişkisinden anlarsın.
PDF ücretsiz mi? Üye olmam gerekir mi?
PDF ücretsizdir; üyelik, e-posta adresi ya da giriş gerekmez. İndirme düğmesine basman yeterli.
Kaynaklar
Kelime, phrasal verb, kök-ek ve deyim listeleri YDS Matik uygulamasının içeriğinden; konu tabloları ve örnek cümleleri YDS Matik için ayrıca hazırlandı. Hiçbirinin ÖSYM sınavlarında çıktığı ya da ne sıklıkta çıktığı iddia edilmez; sınav kuralları için ÖSYM'nin güncel kılavuzlarına bak.
Diğer kaynaklar
- Zamanlar
YDS zamanlar ve zaman uyumu tablosu
Zaman uyumu, zaman ipuçları ve modal + have V3: kural, örnek cümle, çeviri ve tuzaklar.Listeyi görPDF · 3 sayfa · 124 KB - Edat kalıpları
YDS edat (preposition) kalıpları
Fiil + edat, sıfat + edat, isim + edat ve sabit edat öbekleri: anlam, örnek cümle ve tuzaklar.Listeyi görPDF · 4 sayfa · 140 KB - Soru tipi taktikleri
YDS soru tipi taktikleri
On soru tipi için ne ölçtüğü, nasıl çözüldüğü ve sık yapılan hata: kısa bir özet.Listeyi görPDF · 2 sayfa · 85 KB
İlgili rehber yazıları
- Soru tipleri
YDS soru tipleri: 80 soruda seni neler bekliyor?
Kelime, gramer, cloze test, çeviri, okuma ve paragraf soruları: her tip ne ölçer ve nasıl çözülür. - Çalışma planı
YDS'ye nasıl çalışılır? Hafta hafta hazırlık planı
Hedefini belirle, 12 haftalık örnek planla kelime, gramer, okuma ve denemeyi dengele.