Sıfat ve zarflar
YDS akademik sıfat ve zarf listesi
Sıfatlar ve zarflar bir cümlenin derecesini ve tonunu belirler: substantial ile slight, deliberately ile inadvertently aynı cümleyi tersine çevirir. Aşağıda her kelimenin anlamı, eş ya da zıt anlamlıları, örnek cümlesi ve çevirisi var.
- 18 kelime
- Sıfat + zarf
- Ücretsiz PDF
PDF · 3 sayfa · 110 KB · Ücretsiz, üyelik gerekmez · Güncellendi:
Bu tabloda neler var?
- 2 bölümde 18 madde: akademik sıfatlar; akademik zarflar.
- Tablolar bu sayfada açıktır; PDF aynı içeriği taşır.
Tablodaki kalıp ve kelimelerin ÖSYM sınavlarında çıktığı ya da ne sıklıkta çıktığı iddia edilmez. Örnek cümleler YDS Matik için yazılmıştır; çıkmış sorulardan alınmamıştır.
Akademik sıfatlar (10)
| Kelime | Türkçe anlam | Eş anlamlılar ve not | Örnek cümle | Çevirisi |
|---|---|---|---|---|
| substantial | önemli, kayda değer | considerable, significant. | The initiative led to a substantial increase in grain yields. | Girişim tahıl veriminde kayda değer bir artış sağladı. |
| profound | derin, köklü | deep, far-reaching. Kalıp: profound impact, profound change. | The printing press had a profound impact on European intellectual life. | Matbaa Avrupa'nın düşünce hayatı üzerinde derin bir etki bıraktı. |
| ambiguous | belirsiz, iki anlamlı | vague, unclear, equivocal. Zıttı: explicit, unambiguous. | The contract clauses were deliberately written in ambiguous language. | Sözleşme maddeleri kasıtlı olarak muğlak bir dille yazılmıştı. |
| unprecedented | eşi görülmemiş | unparalleled, unheard-of. | The city faced an unprecedented water crisis after two years of drought. | Şehir iki yıllık kuraklığın ardından eşi görülmemiş bir su kriziyle karşılaştı. |
| detrimental | zararlı | harmful, damaging, adverse. Kalıp: detrimental to. | Long-term exposure to microplastics may be detrimental to marine life. | Mikroplastiklere uzun süre maruz kalmak deniz canlılarına zararlı olabilir. |
| indispensable | vazgeçilmez | essential, vital, crucial. Kalıp: indispensable to / for. | Peer review is an indispensable part of the scientific method. | Hakem değerlendirmesi bilimsel yöntemin vazgeçilmez bir parçasıdır. |
| lucrative | kârlı, kazançlı | profitable, rewarding. | The discovery of cobalt deposits opened up a lucrative market for mining firms. | Kobalt yataklarının keşfi madencilik şirketlerine kazançlı bir pazar açtı. |
| pervasive | her yere yayılmış | widespread, prevalent, ubiquitous. Fiil: pervade. | Air pollution has become a pervasive problem in industrial regions. | Hava kirliliği sanayi bölgelerinde her yere yayılmış bir sorun hâline geldi. |
| resilient | dayanıklı, çabuk toparlanan | robust, adaptable. İsim: resilience. | Mangrove forests act as resilient natural barriers against storm surges. | Mangrov ormanları fırtına dalgalarına karşı dayanıklı doğal bariyerler oluşturur. |
| compulsory | zorunlu | mandatory, obligatory. Zıttı: optional, voluntary. | Primary education is compulsory in most countries. | Çoğu ülkede ilköğretim zorunludur. |
Akademik zarflar (8)
| Kelime | Türkçe anlam | Eş anlamlılar ve not | Örnek cümle | Çevirisi |
|---|---|---|---|---|
| drastically | köklü biçimde, büyük ölçüde | radically, sharply, severely. | Industries will have to drastically overhaul their production methods. | Sanayi kollarının üretim yöntemlerini köklü biçimde değiştirmesi gerekecek. |
| inadvertently | istemeden, farkında olmadan | unintentionally, accidentally. Zıttı: deliberately, intentionally. | While studying bacteria, Alexander Fleming inadvertently discovered penicillin. | Alexander Fleming bakteriler üzerinde çalışırken farkında olmadan penisilini keşfetti. |
| remarkably | dikkat çekici biçimde | strikingly, notably, extraordinarily. | The new solar cells work remarkably well even on cloudy days. | Yeni güneş pilleri bulutlu günlerde bile dikkat çekici derecede iyi çalışıyor. |
| barely / scarcely / hardly | neredeyse hiç; güç bela | only just, almost not. Rarely ve seldom 'nadiren' demektir, eş anlamlı değildir. | The expedition members had barely survived the freezing temperatures. | Keşif ekibi dondurucu soğuktan güç bela sağ çıkmıştı. |
| predominantly | ağırlıklı olarak | mainly, mostly, largely, primarily. | The economy is predominantly driven by agriculture and tourism. | Ekonomi ağırlıklı olarak tarım ve turizme dayanıyor. |
| inevitably | kaçınılmaz olarak | unavoidably, inescapably. | Rapid urban sprawl inevitably leads to habitat loss. | Kentlerin hızla yayılması kaçınılmaz olarak yaşam alanı kaybına yol açar. |
| simultaneously | aynı anda | concurrently, at the same time. | The telescope records infrared and ultraviolet light simultaneously. | Teleskop kızılötesi ve morötesi ışığı aynı anda kaydeder. |
| virtually | neredeyse | almost, nearly, practically. Akademik metinlerde çoğunlukla 'sanal olarak' anlamında kullanılmaz. | By the early twentieth century, the dialect had become virtually extinct. | Yirminci yüzyılın başında lehçe neredeyse tamamen yok olmuştu. |
PDF · 3 sayfa · 110 KB. Ücretsiz, üyelik gerekmez.
Sık sorulanlar
Hardly ile rarely aynı mı?
Hayır. Hardly, barely ve scarcely 'neredeyse hiç, güç bela' demektir; rarely ve seldom ise 'nadiren' demektir. Hardly cümle başına gelirse devrik yapı kurulur: Hardly had they arrived when...
Virtually 'sanal olarak' mı demek?
Akademik metinlerde çoğunlukla 'neredeyse' (almost, nearly) anlamında kullanılır: virtually extinct = neredeyse tükenmiş.
PDF ücretsiz mi? Üye olmam gerekir mi?
PDF ücretsizdir; üyelik, e-posta adresi ya da giriş gerekmez. İndirme düğmesine basman yeterli.
Kaynaklar
Kelime, phrasal verb, kök-ek ve deyim listeleri YDS Matik uygulamasının içeriğinden; konu tabloları ve örnek cümleleri YDS Matik için ayrıca hazırlandı. Hiçbirinin ÖSYM sınavlarında çıktığı ya da ne sıklıkta çıktığı iddia edilmez; sınav kuralları için ÖSYM'nin güncel kılavuzlarına bak.
Diğer kaynaklar
- Akademik fiiller
YDS akademik fiiller listesi
Değişim, neden olma, engelleme ve kanıtlama fiilleri: eş anlamlılar, örnek cümle ve çeviri.Listeyi görPDF · 3 sayfa · 112 KB - Akademik isimler
YDS akademik isimler listesi
Bilim, çözüm, risk ve kısıtlama anlatan soyut isimler: kalıplar, örnek cümle ve çeviri.Listeyi görPDF · 2 sayfa · 96 KB - Kelime listesi
YDS kelime listesi PDF: 200 sınav sözcüğü
200 sınav sözcüğü: isim, sıfat, fiil ve zarf. Türkçe anlam, örnek cümle ve çeviri.200 YDS Kelime Listesini ve PDF'i GörPDF · 11 sayfa · 433 KB
İlgili rehber yazıları
- Çalışma planı
YDS'ye nasıl çalışılır? Hafta hafta hazırlık planı
Hedefini belirle, 12 haftalık örnek planla kelime, gramer, okuma ve denemeyi dengele.